sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

12 kişi kendisini tutuyor, 9 arkadaşı var.



gruplar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. Atatürk

    Atatürk

    7933 üyesi var. üyelik serbest.
  2. sosyomatch

    sosyomatch

    4109 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  3. vasıflı deliler

    vasıflı deliler

    2874 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. edebiyat

    edebiyat

    2853 üyesi var. üyelik serbest.
  5. psikoloji

    psikoloji

    1941 üyesi var. üyelik serbest.
  6. rakı

    rakı

    1904 üyesi var. üyelik serbest.
  7. sinema

    sinema

    6204 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  8. öleböle

    öleböle

    1229 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  9. yalnızlık

    yalnızlık

    567 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  10. gece uyumayanlar

    gece uyumayanlar

    7398 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.

sari seker panosu rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

bi parmak bal çaldın kaldı öyle.. nerelerdesin.. ??

fahriozan   11 Eylül 2007 15:16  

iyiler sanırım uyuşmuş gibi geziyorlar etrafta.. bol bol kandırılıp bol bol üzülüyorlar.. hakkettikleride bu belkide..

fahriozan   07 Eylül 2007 22:20  

neden kötü olmak lazım bu hayatta iyiler neden hakettiklerini yaşayamıyorlar?

sari seker   07 Eylül 2007 21:06  

içimden ne geçtiyse yazdım değiştirmeden ...

ıslak yorgun bedenim bugün.düşüncelere dalmış olmalı ruhum birazdan ışıkları kapıcam ve o dönülmez rüyalarıma dalıcam.ama ben istemiyorum ki rüya tadında bir hayata yaşamak.yada şunu kabul mü etmem lazım bilmiorum belkide artık rüyalarımdan bile korkar mı oldum yoksa...çelişkili geçen şu ömrümün her sayfasında yalnızlığa dair yazdığım bir çok bestemle birlikte yolamı çıktım kim bilir.belki bir gün bir mevsimin en güzel başlangıcı yada sonbaharın en sarısı olan bir yaprağı canlandırırım kim bilir.hep mevsim olmak isterdim ben baharları,kışları doya doya yaşamak banamı düştü.yitirdiğim anılarım,duygularım ayaklanır oldu birden yaşam böyle bir anımı olmalıydı kim bilir.isli paslı kinli yürekler ne zaman beraat edicekler cezalarından ve ne zaman konuşmaya başlıcak bu yürek.ve kim bilir kaç cümlede son verecek bu cana.bir ormanda aslan olmak varken bir dağda ceylan olmak damı varmış şu hayatta oysa o kadar hoyrat o kadar sertki bakışlarım.kime kinim nefretim kime yalnızlığım kime dersiniz...duygu gemimde hainler yer almış,kapmışlar sele bırakmışlar sevdalarımı hangi el hangi el vardır ki tuttuğunda sıkı sıkı bırakmayan yalnızlığını avucuna sıkı sıkı alıp sahiplenen kaç el kaç yürek vardır...birazdan kendime tekrar küsücem belki ışıklar kapanınca o dönülmez rüyalarıma tekrar dalıcam.korkuyorum bir gün görmek istediklerimle yaptıklarım arasındaki farklardan.uyumak uyanmak ne garip bir duygu allahım oysa kaç yıl uyumuşum yada kaç yıl uyanmışım uykumdan.korkum arzulu aşklardan şehvetlerden bir yudum şaraplardan misali...küçük ve minik yüreğimde damlalarla boğuşuyorum.nasıl engebelli bi çıkmazdayım içim gece dışım gündüz olmuş.her dolunayda gözüm saksıların üstündeki gelinciklere çarpar oldu son zamanlarda rüzgarda en çok dağılan narin rüzgara direnen gelinciklere.kan kırmızısı sanki gece bana üstüme üstüme geliyor duvarlar.bir yanımda mağlup olduklarım bir yanımda zaferlerim var sanki.çakışıyorum arada hayatla kesiştiğimiz noktalarda yüz çeviren bir ressam gibi kendi benliğimde yaratıyorum yaşamı kendi bakış açımla.susmak sonsuza kadar susmak istiyorum inadına sanki herşeyi yaşamış gibi.biraz mutlu biraz umutlu olmak istiyorum galiba.hayatta tek değişmeyen şey değişim diyenler ne haklı demiş.zamanla beraber insanoğlu ne kadar değişmiş ne kadar yosun tutmuş o güzel kalpleri.suçlusunumu arıyosunuz bi suçlumu arıyosunuz kendinize göre...

-lütfen ilk başa dönün ve neler yaşadınız ilk önce ordan başlamak lazım değilmi hayata...

en başa dönmek lazım hayatta sonunu getirebilmek için başını iyi bilmek iyi tartmak lazım diyorum ben.

ve gecenin bu saatinde yatağımdan kalkıp yazıyorum bu yazıyı içimden ne geldiyse hiç değiştirmeden yazdım...

....

sevgiyle kalın...

sari seker   30 Ağustos 2007 20:04  

TANRI VE İNSAN
Loren Seibold’ın bir hikayesinden kısa bir bölüm Tanrı ile konuşan bir adam ondan güzel bir eş,güzel bie ev,üç tane erkek çocuk iştemiş…fakat hiçbirşey tam da diediği gibi olmamış.Tanrı’ nın buna yanıtı ise:

“Tanrım” demiş adam…
“Hatırlar mısın, çocukken sana yalvarmış ve istediklerimi sıralamıştım.”

“Hatırladım; demiş, Tanrı…
“Güzel bir hayaldi.”

“Peki, niye onların hiç birini vermedin bana” demiş, adam…

“Verebilirdim; demiş, Tanrı…
“Ama sana istemediğin şeyleri vererek bir sürpriz yapmak istedim.”
“Bak neler verdim sana…”
Bir güzel, sevecen eş, iyi bir iş, yaşanacak güzel bir ev.
Üç tatlı kız evlat…
Bir araya getirdiğim en güzel yaşam paketlerinden biriydi bu.”

“Evet” demiş, adam…
“Ama bana benim gerçekten istediklerimi vereceksin sandım.”

“Ben de senin, benim gerçekten istediğimi vereceğini sandım” demiş, Tanrı…

“Sen ne istedin ki” demiş, adam hayretle… Tanrı’nın da bazı şeyler isteyeceğini hiç düşünmemişmiş hayatında.

“Sana verdiklerimle mutlu olmanı istemiştim” demiş, Tanrı…

sari seker   30 Ağustos 2007 20:01  

BLOG rss kaynağı

adresi: http://sari-seker.sosyomat.com/blog
1 yorum var - 07 Eylül 2007 21:19 yazılmış

sari seker tv

şu an 70 milyon ne izliyor?

sari seker tv

şu an 70 milyon ne izliyor?

sari seker tv

şu an 70 milyon ne izliyor?


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage